This is default featured slide 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2012 Salı

9 Temmuz "internet faciası"!

Windows,hacker,internet,9 temmuz,dns,fbi,virüs

Bu zararlı 9 Temmuz'da interneti kesebilir!

9 Temmuz tarihinde internetiniz koparsa sakın şaşırmayın! İşte bunun sorumlusu...

Hacker'ların Windows'daki bir açık yoluyla dünya çapında 570.000'den fazla bilgisayara zararlı yazılım yüklediği, bu yazılımın antivirüs güncellemelerini kapattığı ve DNS sistemini kurcaladığı söyleniyor. Pek alışılmadık bir biçimde birkaç ay önce FBI tarafından alınan önlem sistemi ise yakında kapatılacak.

FBI, kullanıcılara güvenlik ortağı tarafından yönetilen bir web sitesini (http://www.dcwg.org/) ziyaret ederek zararlıya sahip olup olmadıklarını kontrol etmelerini öneriyor. Verilen bilgilere göre birçok kullanıcı, bilgisayarında zararlının var olduğundan habersiz ve zararlı 9 Temmuz'da harekete geçtiğinde bu kullanıcılar, internete bağlanamayacaklar.
FBI ve diğer yetkililer, Kasım ayından bu yana dev sayıda bilgisayarı ele geçiren hacker grubunu alt etmek ve dolandırcı sunucuları devreden çıkarmak için uğraşıyorlar. FBI'a göre hacker'lar, kurbanları yönlerdirdiği web sitelerinde gösterdikleri reklamlarla şimdiye dek 14 milyon dolar kazandılar.

22 Nisan 2012 Pazar

ABD'ye Göktaşı Düştü!!


ABD'ye göktaşı düştü


ABD'ye göktaşı düştü
ABD'nin Nevada ve California eyaletleri arasındaki bölgeye göktaşı düştüğü bildirildi. Olaydan sonra çok kuvvetli bir patlamanın duyulduğu ve evlerin sallandığı belirtildi.


Astronomlar, Nevada ve California eyaletleri
boyunca uzanan geniş bir şeritte bir göktaşının neden olması ihtimali kuvvetli bir patlama sesi duyulduğunu belirtti.


Yerel saatle 08.00'deki patlamanın duyulmasının ardından
emniyet kuruluşlarına iki eyalete yayılmış durumdaki Sierra Nevada sıradağlarının her iki yakasından
telefonlar yağmaya başladığı kaydedildi.


Patlama, Nevada eyaletindeki Reno kentinden Winnemucca kentine ve California eyaletindeki Sacramento kentinden Bakersfield kentine kadar uzanan bölgelerde bulunan evlerin sallanmasına neden oldu.


Her iki eyaletten patlama olduğu sırada gökyüzünde
büyük bir ateş topu izi görüldüğüne ilişkin
bilgiler geldiği bildirildi.


Reno kentindeki Nevada Üniversitesi'ne ait Fleischman
Planetaryumu'nda görevli Dan Ruby, gelen
bilgilerin göktaşının Sierra sıradağlarının Reno kentinin güneybatısındaki kısmı üzerindeyken gökyüzünde parçalandığına işaret ettiğini söyledi.


Olay olduğu sırada bölgede deprem meydana gelmediği kaydedildi.





NASA Yapay Yağmur Bulutu Yapmayı Başardı(video)



Peki nasıl oluyor da başımıza böyle gökten sular geliyor?
Aslında mekanizma basit. Güneş ışığının etkisi ile yeryüzünden su buharlaşıyor, yani gaz haline geçiyor. Bu durumda havadan hafif olduğundan atmosferde yükseliyor. Yükseldikçe hava soğuyor ve hava basıncı azalıyor. Su buharı soğudukça havadaki toz parçacıklarına tutunarak su damlası haline dönüşüyor ve bunların milyonlarcası havada birleşerek gözümüze bulut olarak görülüyorlar.

Bulutları oluşturan bu su damlacıkları hemen yakınlarındakilerle sürekli birleşiyorlar, büyüdükçe büyüyorlar, ağırlıkları artıyor, yeterli ağırlığa ulaşınca yer çekiminin etkisi ile yere düşmeye başlıyorlar. Yeryüzünden buharlaşıp, bulut oluşturup sonra yağmur olarak yeryüzüne dönen su buharının havada geçen bu macerası ortalama 8 gün sürüyor.
Ancak bulutun içindeki su damlacıklarının tümü yağmur olarak yeryüzüne inmiyor. Bir bulutun en fazla yarısı yağmur olarak yağabilir ve bu da normalde 30 dakika sürer ama bulut devamlı olarak yeniden oluştuğundan yağmur saatlerce, hatta günlerce sürebilir. Bu arada rüzgara bağlı olarak bulutlar devamlı hareket ettiklerinden yağmur çok geniş bir alana yağabilir. Bugüne kadar dünyamızda tespit edilebilmiş en yoğun yağış 26 Kasım 1970 tarihinde Guadaloupe’de olmuş, sadece bir dakikada 3.81 santimetre yağmur yağmıştır.
Atmosferde, yani başımızın üzerindeki havada 13 milyar ton su buharı bulunuyor. Bunun hepsinin bir anda yeryüzüne indiğini düşünebiliyor musunuz? Dünyamızda yağmurun çoğu, yani yüzde 78′i okyanusların üzerine yağıyor. Bu da çok normal, çünkü havanın içindeki su miktarının kaynağı hemen hemen aynı oranda okyanuslardan geliyor.
Yağmur damlalarının yarı-çapları 0.5 milimetreden 6.35 milimetreye kadar değişebiliyor. 5.0 milimetre yarı-çapındaki bir yağmur damlasının 1800 metre yükseklikteki bir buluttan çıkıp başınızın üstüne düşmesi için geçen zaman yaklaşık 3 dakikadır. Yani aslında şemsiyenizi açabilmeniz için yeterli süre vardır.
Suni yağmur yaratabilmek için günümüzde bazı teknolojiler geliştirildi ki, temeli su damlacıklarının yapışabilmesi için çekirdek görevi yapabilecek tozları bulutun içine gönderebilmektir. Bunun için bulut uçak veya helikopterden gümüş iyodür ile bombalanıyor. Bu işte de en usta olan İsrailliler. Onlar bu yöntemle yağmur miktarını yüzde 13 oranında arttırabilmişler. Yağmurun oluşabilmesi için ana etkenlerden biri olan toz parçacıklarının, yani hava kirliliğinin artması ise tam ters etki yapıyor, bu durumda damlacıklar küçülüyor ve yağmur olarak yere düşmeyi başaramıyorlar.

20 Nisan 2012 Cuma

IKEA'da Şok Yasak


İsveç gıda marketi IKEA'nın İstanbul Esenler'deki mağazasında görevlilerin, mescit soran müşterilere "Burası İsveç toprağı.. Burada ne mescid olur, ne de namaz kılınır!” diye cevap verdiği iddia edildi.

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya IKEA ile ilgili bu şok iddiayı dünkü köşe yazısında gündeme getirdi.
Karakaya'nın yazısı şöyle:

IKEA... Burası İsveç toprağı!

“Mobilya” türü malzemeler ve “mutfak eşyaları” satan “IKEA” mağazalarını bilirsiniz... İşte, bu IKEA'ların Esenler Şubesi'ne giden bir vatandaş, gitmiş bir görevliye ve demiş ki; “Affedersiniz namaz geçmek üzere... Namaz kılabileceğim bir yer var mı?”
Görevli ne dese beğenirsiniz;

“Burası İsveç toprağı bayım!..
Burada ne mescid olur, ne de namaz kılınır!”


“Kusura bakma” demiş vatandaş; “Ben burasının Türkiye toprağı olduğunu sanıyordum!”... Demiş ve çıkmış dışarı!..
Dışarı çıkınca ne görmüş biliyor musunuz... Koskocaman bir “bez afiş” ve üzerinde şu yazı: “İftara bekleriz!”
Biraz önceki konuşma gelmiş aklına... Burası “İsveç toprağı” ise, burada “iftar”ın işi ne?.. “Demek ki” demiş; “İstismar sınır tanımıyor!.. Namaza gelince İsveç toprağı oluyorlar ama, para kazanmaya gelince, iftara hoşgeldiniz!..”
Saf ayaklarına yatıp, sormuş bir görevliye; “Burada iftar yemeği mi veriyorlar?” diye... Görevli; “yoo” demiş; “Lokanta var!.. Basıyorsun parayı, yiyorsun yemeği!..”
Vatandaş öğrenmiş ki; lokantanın “köftesi” meşhurmuş...
Sonra düşünmüş; “Burası İsveç toprağı olduğuna göre, köftenin eti de herhalde kuzu veya dana eti değildir!”
Çıkmış gitmiş IKEA'dan... Bir daha gelmemek üzere.

DOKTOR KATİLİNİN DERDİ BAŞKAYMIŞ !


Doktor Arslan’ı bıçaklayarak öldürdüğü ileri sürülen ve bir baklavacıda çalışan M.G. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. M.G. ifadesinde kanser hastası dedesini çok sevdiğini, 10 gün önce Ersin Arslan tarafından ameliyat edildiğini ve daha sonra öldüğünü, cinayeti intikam amacıyla işlediğini söylerken, “Beni dedem büyütmüştü. O yüzden ona çok bağlıydım” dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey ise, “M.G’nin annesi babası ayrı olduğu için bu yaşına kadar dedesi tarafından büyütülmüş. Dedesi 3 aydan 3 aya bin 500 lira emekli maaşı varmış. Bu maaşı da M.G çekiyormuş. Emniyetten aldığımız bilgiye göre, M.G. dedesinin öldüğünü bile bile maaşı çekmeye gidiyor. Ancak ölümden dolayı maaşı alamayınca sinirleniyor ve kafasına doktor Ersin Arslan’ı öldürmeyi koyuyor. Bir nevi bu parayı alamamasının sorumlusu olarak doktoru görüyor. Yani dedesine çok düşkün olduğu için böyle bir şeyi yapmıyor” dedi.

SİZ NE DİCEKSİNİZ....

16 Nisan 2012 Pazartesi

James Bond'un çekimleri olaylı başladı

Bond'un dün Kapalıçarşı'daki çekimlerinde, çarşı içindedki Aynacılar Sokak'ta bulunan 400 yıllık ahşap bina hasar gördü.Binada hizmet veren Boybeyi adlı kuyumcunun önünde senaryo gereği hızla geçen motosikletler, virajı alamayıp düşünce yapıya zarar verdi. Mekanın vitrin camı mermileri kırıldı, ahşap binanın kolonlarında eğrilmeler oldu.


James Bond'un çekimleri olaylı başladı

"Muhteşem Yüzyıl" dizisindeki mücevherleri de hazırlayan Boybeyi Kuyumculuk'un sahibi Mete Boybeyi, polis çağırıp tutanak tutturdu. Mete Boybeyi, "Burası çarşının en eski binalarından biri. Motosikletlerin düştüğü anda çıkaracağı kıvılcımla bir yangın çıkabilir ve bu bizim gözümüz gibi baktığımız bina kül olabilirdi. Burada çekim yapılacağından haberimiz bile olmadı. Esnaf arkadaşlar arayıp camların kırıldığını söyledi. Çekim için Kapalıçarşı Esnafları Derneği'nden izin alınmış. Bize sorulmadı bile" diye konuştu.
Tarihi postaneye James Bond rötuşu
İstanbul, ‘007 James Bond’ serisinin 25’inci filmi ‘Skyfall’un çekimlerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Film için Sirkeci’deki tarihi postane baştan aşağı boyandı, kapatılacak sokaklara uyarı yazıları asıldı.
‘DÜNYADAKİ en uzun film serisi’ olarak bilinen ‘007 James Bond’un 25’inci halkası ‘Skyfall’ için bir süredir Adana’da çekim yapan film ekibi, İstanbul’a gelmeye hazırlanıyor. Eminönü ve Sirkeci’deyapılacak çekimler için sürdürülen hazırlıklara hız verildi. Sirkeci’deki tarihi postane, ‘Skyfall’ için baştan aşağıya boyandı. Binanın hem içini hem de dış cephesini boyayan işçiler, son hazırlıklarını önceki gün tamamladı.
İŞTE OLAY YERİ VE KAZA ANI
Oynat<
Meydan kapanacak
Yakında başlayacak çekimler nedeniyle Eminönü Meydanı dört günlüğüne kapanacak. Bazı cadde ve sokaklar da farklı günlerde hem yaya hem de araç trafiğine kapalı olacak. Kapatılacak yollara uyarı yazıları asılırken, çekimlerde kullanılacak seyyar satıcı arabaları ve set malzemeleri için özel bir alan oluşturuldu. Güvenlik görevlilerinin nöbet tuttuğu alandaki malzemeler, yağmura karşı brandayla korunmaya alındı.
Dönerciler açık
Çekimler için kapatılacak cadde ve sokaklarda bulunan dükkanların sahiplerine günlük kazançlarının tamamen ödeneceği sözü verildiği, dönercilerin ise çekimler sırasında da işlerine devam edeceği öğrenildi. “Filmde rol alacağız, çekimler sırasında döner kesmeye devam edeceğiz” diyen dönerciler, film için alacakları ücreti ise açıklamadı. (Hürriyet)

10 Nisan 2012 Salı

Köşk'ten 4+4+4'e onay



Köşk'ten 4+4+4'e onay

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kamuoyunda ”4 4 4” olarak bilinen ve zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran ”İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”u onayladı.

Şimdiye Kadar Yedik; Ama Artık Yemezler!


GDO’ların ne olduğu malum; genetiği değiştirilmiş organizmalar. Şu an itibarıyla 12 tür GDO ülkemize girmiş, 42‘si de yoldaymış. Hatta Greenpeace de yakın zamanda www.yemezler.org/?ref=199489’da Yemezler isimli bir kampanya başlatmış. Kısa zamanda bu kadar imza toplanmış olması ise umut verici.

Eğer isterseniz sizler de birkaç dakikanızı ayırarak imza atabilirsiniz. Sitedeki rozet toplama sistemi de hayli eğlenceli. Hatta çeşitli aksiyonlarla toplanan rozetler sayesinde tişört ve bardak kazanmak da mümkün.

Uzun lafın kısası, eğer GDO’ların tabağımıza kadar gelmesi fikri sizi de rahatsız ediyorsa hala vakit varken www.yemezler.org/?ref=199489’a girip bir imza atabilirsiniz.


Ayrıntılı Bilg İçin: http://www.dunyaninteknolojisi.com/2012/03/simdiye-kadar-yedik-ama-artk-yemezler.html#ixzz1rfIRH0EG

GALATASARAY’DA, GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE KAVGA ETTİKLERİ İÇİN KADRODIŞI BIRAKILAN FELIPE MELO VE ALBERT RIERA, TEKNİK DİREKTÖR FATİH TERİM TARAFINDAN AFFEDİLDİ!




Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Ali Dürüst, geçtiğimiz günlerde kavga ettikleri için kadro dışı bırakan Felipe Melo ve Albert Riera'nın cezasınının Fatih Terim tarafından kaldırıldığını açıkladı.

Geçtiğimiz hafta antrenmanda ve soyunma odasında kavga eden Riera ve Melo, Manisaspor maçında forma giymemişlerdi.

Bu konuda yönetimin tek yetkili kıldığı Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, diğer oyuncuların da Süper Final maçları öncesinde af istemeleri üzerine özellikle kırgın olduğu Melo'nun, Riera ile birlikte cezasını kaldırdı. Bu konuda 2. başkan Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak ile de görüşen Fatih Terim, camia içinden de kendisine yapılan baskılara kayıtsız kalamadı ve iki oyuncunun Süper Final maçlarında oynaması yönünde karar aldı. Melo ve Riera Galatasaray'ın yarınki antrenmanında takımla birlikte yer alacak.

Galatasaray'da Riera İstanbul'a döndü

Galatasaray'da takımı arkadaşı Felipe Melo ile yaşadığı kavganın ardından teknik direktör Fatih Terim'den izin alarak İngiltere'ye giden Albert Riera, İstanbul'a döndü.

İspanyol futbolcunun iznini tamamladıktan sonra bugün İstanbul'a geri geldiği bildirilirken, Florya Metin Oktay Tesisleri'nde kendisi için hazırlanan program çerçevesinde bir çalışma yapacağı aktarıldı.

Suriye sorunu Sosyalist gündeminde




Suriyeli muhaliflerden dün İstanbul’dan uluslararası topluluğa yönelik bir “imdat” haykırışı yükseldi.
Sosyalist Enternasyonal’ın düzenlediği ve CHP’nin ev sahipliği yaptığı toplantıda konuşan “SuriyeUlusal Konseyi” bünyesindeki muhalefet temsilcileri, Suriye’deki katliamın son bulması ve zalim rejimin alaşağı edilmesi için, bütün dünyayı Suriye’deki direnişçilerin yanında yer almaya ve onlara aktif destek sağlamaya çağırdı.
İstanbul’daki bu iki günlük Konferans, Sosyalist Enternasyonal’ın geçen yıl kurduğu “Arap Dünyası Özel Komitesi” kapsamında yapılıyor. Eski Yunan Başbakanı ve PASOK lideri Yorgo Papandreu’nun başkanlığındaki Sosyalist harekette, dünyanın demokratik ülkelerindeki sol partiler yer alıyor.
“Arap Dünyası Özel Komitesi”nin İstanbul’da düzenlediği Arap Baharı konulu konferansın amacı, değişim dinamiğinin nasıl korunacağını, bu ülkelerde demokrasinin nasıl geliştirileceğini tartışmak ve bu tarihi olaya destek sağlamanın yollarını aramaktır.
Konu Kuzey Afrika ve Ortadoğu ile ilgili olduğu için Sosyalist Enternasyonal’in bu özel toplantısına, bazı Avrupalı Sosyalistlerin yanı sıra, 15 Arap ülkesinden sol parti temsilcileri ve ayrıca “Arap Baharı”nda rol alan aydınlar da katılıyorlar.

Yaklaşım farkı
Dünkü oturumda konuşmalara daha çok Suriye sorunu hakim oldu.
Gerçi Sosyalist Enternasyonal Başkanı sıfatıyla Yorgo Papandreu ve ev sahibi olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu açılış sunumlarında Arap Baharı’nı genel hatlarıyla değerlendirdiler.
Papandreu Tunus, Mısır ve Libya’daki rejim değişikliğine değinirken halk hareketlerinin amacının demokrasi olduğunu, ancak demokrasinin de sadece bir amaç değil, ifade özgürlüğünün, adaletin, insan haklarına saygının, şeffaflığın gerçekleşmesi için bir araç olması gerektiğini belirtti. Sol partilerin de Ortadoğu’da ve her yerde bu değerlere sahip çıkması çağrısında bulundu.
Kemal Kılıçdaroğlu ise konuşmasının Arap Baharı ile ilgili bölümünde, daha çok “egemen güçler”in rolünü öne çıkarmayı tercih etti. CHP lideri “egemen güçler”in demokrasiyi savunur gözükürken Arap dünyasında ekonomik çıkarlarını kolladıklarını söyledi ve “Arap aleminin zenginlikleri söz konusu olduğunda, yeni yönetimlerin demokratik olup olmaması, eminim ki hiçbir kapitalist ülkenin umurunda olmayacak” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda ise şunları söylemekle yetindi: “Suriye’deki halk mücadelesi dışarıdan olaylara müdahil olan güçlerin de etkisiyle, kanlı bir iç savaşa dönüşmektedir. Kısacası bu bahar yerini rüzgâra bıraktı...”
Toplantıdaki konuşmalar, Arap Baharı konusundaki görüşlerin ve özellikle Suriye’deki durumla ilgili kaygıların farklı olduğunu ortaya koydu.

Açık ve kesin
Suriyeli muhalifler halen içinde bulunduğu kargaşanın tablosunu çizerken, şimdiye kadar yaklaşık 10 bin kişinin öldüğünü, bir o kadar kişinin kaybolduğunu, on binlerce kişinin de Türkiye dahil komşu ülkelere iltica ettiğini hatırlattılar.
Bir temsilcinin deyişiyle Esad’ın “toplu katliam makinesi”ni şimdiye kadar ne BM ne de başka bir güç durduramamıştır. Direnişçilerin desteğe ihtiyacı vardır. Dünya hiç olmazsa insani yardımyapabilmesi için Esad’ı zorlamalıdır...
Finlandiya ve İspanya temsilcileri bunun sağlanması için Rusya’nın ikna edilmesini istediler.
Ancak bu konuda kendi deyişiyle “açık ve kesin” konuşan Lübnan’ın ünlü solcu siyaset adamı Walid Jumblat oldu.
Jumblat, Esad ile siyasal çözüm olmayacağını belirttikten sonra tek çarenin direnişçilere silah vermekten ve hatta müdahale etmek olduğunu öne sürdü.
İlgi gören bir görüş, ama bugünkü toplantının sonunda yayınlanacak olan bildiride herhalde böyle “açık ve kesin” bir tavsiye veya çağrı yer almayacak...

9 Nisan 2012 Pazartesi

Suriye'den ölüm haberleri geliyor


Ülkede yaşanan şiddet olaylarında çok sayıda insan yaşamını yitirdi.
İSTANBUL
Edinilen bilgiye göre, Suriye ordusunun bugün düzenlediği operasyonlarda Halep’te 32, Humus’ta 23, Hama’da 2, Lazkiye’de 1, Dera’da 1, İdlib’te 1 kişi hayatını kaybetti. Sınırdaki çatışma ardından Kilis'e getirilenler arasındaki 2 can kaybıyla birlikte ölü sayısı 62 kişiye ulaştı.
Operasyonların özellikle Halep’in Tel Rıfat bölgesinde yoğunlaştığı, top saldırılarında birçok kişinin yıkılan evlerin altında kaldığı, 30 kişinin öldüğü, onlarca da yaralının bulunduğu öğrenildi.
Öte yandan Londra Merkezli Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, Humus'un Deyr Baalba Mahallesinde evlerinin önüne çıkartılan sivillerin kurşuna dizildiği en az 22 kişinin katletildiğini bildirdi. Bugün Suriye güvenlik güçlerinin uyguladığı infazlarla ilgili uluslararası İnsan Hakları Örgütünün yayımladığı rapor, son dört ayda bu tür katliamların arttığını gösteriyordu.
Şam'ın Dariye, Kefersusa, Rukneddin mahallelerinde baskınlar ve tutuklamaların yaşandığı, Beşşar Esed’in evinin bulunduğu Maliki bölgesinden de çatışma sesleri geldiği iddia edildi.
Suriye Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Suriye hükümetinin Annan planına ilişkin görüşlerinin yanlış anlaşıldığı, silahlı gruplar ateşkes ilan ettiklerine dair yazılı bir güvence vermediği sürece, orduyu kentlerden çekme gibi bir planlarının olmadığı ifade edilmişti.
İdamlar
Uluslararası İnsan Hakları İzleme örgütü, çoğu sivil olmak üzere 100'den fazla kişinin Suriye askerleri tarafından idam edildiğini bildirdi.
Açıkladıkları idam vakalarının sadece görgü tanıklarının teyit ettiği rakamlar olduğunu bildiren örgüt, ancak benzer olaylarla ilgili çok sayıda haber aldıklarını, çoğu Mart ayında olmak üzere idamların son 4 ayda yapıldığını duyurdu.
Lübnanlı kameraman öldü
Lübnan'ın El Cedid televizyonunun haber müdürü Mariam Bassam, kanalda görev yapan kameraman Ali Şaban'ın Vadi Halid bölgesinde çıkan çatışmada öldüğünü belirtti.
Bassam, Şaban ve iki meslektaşının çapraz ateşte kaldığını söyledi.
Lübnan'ın özel El Cedid televizyonu, alt yazıyla geçtiği haberde, kanalda görev yapan kameraman Ali Şaban'ın Suriye ordusundan televizyona ait araca açılan ateşte öldüğünü duyurdu.